+90 532 370 04 14

1800’li yıllarda ilk olarak meme büyütme amaçlı girişimler yapılamaya başlanmıştır. 1895 yılında Czerny vücuttaki bir yağ kitlesini meme altına vererek büyüme sağlamaya çalışmıştır.
1950-60’lı yılları meme protezi öncesi dönem olarak da adlandırmamız mümkündür. Bu yıllarda önce katı sonra yarı katı maddelerin memeye enjeksiyonun yapılmıştır. Sıvı silikondan teflona kadar birçok madde denenmiştir. Ne yazık ki bu maddelerin verilirken dağılma sınırlarının belirsizliği, memeye verdiği komplikasyonların çok oluşu nedeni ile daha ileri gidememiştir.
Meme büyütmede meme dokusunu taklit edecek, onunla uyumlu, içindeki maddenin kontrolsüz meme dokusu içine dağılımını engelleyecek sınırı olan yapılar üzerinde çalışılmıştır. Böylece 1962 yılından sonra birinci jenerasyon silikon meme protezleri bilimsel hayata girmiştir.
Teknolojik gelişimler eşliğinde silikon meme protezleri gibi içi sıvı dolu olan protezler de değişimler geçirmiştir. Özellikle bugün en fazla kullanılan ( 2012 istatistiklerine göre Amerika’da meme büyütmede kullanılan protezlerin %70’ine yakını içi tam jel dolu silikon protezlerdir ) içi jel dolu silikon protezlerin en son jenerasyonu kullanılmaktadır.
30 yılı aşkın sürece Plastik cerrahlarda meme büyütmede kullanılan silikon protezlerin FDA ( Amerika ilaç dairesi ) onayı alması ve yaygın olarak, güvenli kullanımları kolay olmamıştır. Yıllar süren klinik araştırmalar, araştırmalar ışığında Amerika Sağlık Enstitüsünün rapor ve düzenlediği 20 saatlik panel sonrası Kasım 2006 yılında FDA anca onay vermiştir. FDA silikon protezlerin kişilerdeki sistemik rahatsızlığa etki etmedikleri veya yol açmadıklarını duyurmuştur.
Bugün artık bu protezlerin normalde öncesinde süt verebilen bayanlarda süt vermeyi engellemediği, kanser yapıcı etkisinin olmadığını net olarak bilmekteyiz. Hamilelik zamanında da çıkartmaya gerek yoktur.
Yağ transferi yeni olmamasına rağmen ismi değiştirilerek hastalara seçenek olarak sunulmaktadır. Özellikle kök hücre ile meme büyütme ismi çoğu hastaya cazip gelmektedir. Meme büyütme yöntemlerinde de ayrıntılı bir şekilde anlattığımız gibi yarım bedenden daha fazla büyüme sağlayamayıp kist oluşumu ve ileride kanser görüntüsü ile karışabilecek kalsiyum tuzları birikimi riski nedeni ile tercih edilmemektedir. Sadece, özellikle meme kanseri sonrası rekonstrüksiyon tedavilerinde destek amaçlı veya kontur düzeltimi amacıyla az miktarda yağ transferi yapılabilmektedir.
Bugün en sık kullanılan, bizim de tercih ettiğimiz silikon meme protezleri artık yüksek ve orta profilli-projeksion yapıları ile tabanları aynı çapta yer kaplamasına rağmen memeye daha fazla projeksiyon verebilmektedir. Böylece ameliyat sonrası hastalarda daha tatminkar sonuçlar elde edilebilmektedir.
Sertifikasının yanında garanti belgesini de verebilmeye başlanan FDA onaylı son jenerasyon silikon protezler içi tam jel yapıları ile hacim kaybetmemekte, patlamamakta ve hastalarda bir ömür kullanılabilmektedir. Bir meslektaşımızın da dediği gibi bugünkü jel dolu silikon protez Türk lokumuna benzemekte, ortası kesilince bile akmamaktadır.
Doğal Yollar ile Meme Büyütme
Memeler kadınlığın önemli bir göstergesidir. Kadın vücudunun Annelik, cinsellik ve tabi ki kadınsı öz güven gibi etkenlerin üzerinde yoğunlaştığı önemli bir parçasıdır. Meme küçüklüğü şikayeti olan bir kadın kendi hemcinsleri arasında öz güven sorunu yaşayabilmektedir. Yaşam kalitesini düşürücü psikolojik problemler bile yaratabildiği bilinmektedir. Hepimiz biliyoruz ki vücudun sınırlarını genlerimiz belirlemektedir. Vücut oranının potansiyelini belirleyen gen özellikleri yanında tabi ki gelişimsel bazı hormonlar da ilave olarak sınırların değişimine katkıda bulunmaktadır. Bugün piyasada meme büyütme hapları bulunmaktadır. Çoğunun içeriği bilinmemekle beraber hapların hormon takviyesi önerenler de vardır. Bu bilimsel dayanağı olmayan yanlış bir yöntemdir. Vücuda zarar verebilecek onay almamış bu tür ilaçların meme büyüttüğüne inanmayınız. Şu anda bakanlık veya Amerika ilaç dairesi (FDA) onaylı meme büyütme hapı bulunmamaktadır. Bir diğer doğal meme büyütme yöntemleri içinde yağ enjeksiyonu, diğer tanımlamaları ile yağ transferi, lipofilling, lipomammoplasti bulunmaktadır. Aslında eski, denenmiş bir yoldur. İlk olarak 1895 yılında lipom yani gövdede bulunan bir yağ kitlesi direk meme büyütme amacıyla meme dokusu altında yerleştirilmiştir. Bugün yağ transferi konusunda biraz daha tartışmalı bir söylem ortaya atılmıştır. O da ‘kök hücre ile meme büyütmedir’. Kök hücre bugün, tıbbi çalışmaların ileri bir gelecekte bazı sonuçları alabilecekleri bir konudur. Bu çok da kısa bir süre olmayacaktır. Evet, özellikle kasıklarda ve karından alınan yağlarda kök hücre diyebileceğimiz bazı hücreler bulunmaktadır. Pluripotent (çok yönlü) hücrelerdir bunlar. Adından da belli olduğu gibi ‘kök’ demek ile sonrasında bir şey oluşturma, şekillendirme potansiyeli olan bir maddeyi veya nesneyi algılarız. Yani doğru bir uyaran ile başka bir dokuya dönüşebilir anlamındadır. 2010 yılında Amerika’da New York’ta katıldığımız bir toplantıda yağ transferleri sonrasında özellikle yüzde ‘kök hücre’ varlığından dolayı deride gençleşme, tazelenme olabileceği belirtilmişti. Ancak bunun da yanında bazı kanserojen hücreleri de bu tip ‘kök hücrelerin’ aktive ederek kanseri hızlandırabilecekleri üzerinde de düşünülmesi gerektiği aynı toplantıda bildirilmiştir. Kısacası doğal yollar ile meme büyüme yöntemleri arasında sayılan yağ enjeksiyonunun kök hücre ile meme büyütme olarak adlandırılması bugün için yanlıştır. Bilimsel değildir ve bilimsel olabilecek kanıtlara da şu anda sahip değiliz. Yağ transferi ile yüzde veya diğer vücudun lokal alanlarında, ciddi miktarlarda olmadan dolgu amaçlı kullanılmaktadır. Ancak meme gibi daha geniş alanlarda, büyümeği sağlamak amacı ile çok daha fazla miktarda yağ kullanılması gerekmektedir. Yağ transferi sonrası yağ dokuda ki erimenin yanında, kist oluşumundaki yüksek oran, yağ nekrozları ( yağ hücrelerin ölmesi), kalsiyum tuzlarının oluşumu ve bunların ileride meme kanseri görünümü ile karışması ile kullanılması pek rağbet görmemiştir. Bazı küçük kontur düzensizliklerinde kullanılmaları daha mantıklı görünmektedir. Aslında hepsinden daha önemli bir konuda benim memelerim küçük büyük olmasını istiyorum diyen bayanların bu yöntemi ilk baştan kabul etmeyecekleridir. Çünkü en iyi şartlarda sadece yarım beden, - o da ilerde belli miktarının vücut tarafından emilecektir – büyüme sağlayabilmektedir. Bu da tatmin edici bir sonuç ortaya çıkartmayacaktır. Doğal yollarla ameliyatsız meme büyütme yöntemi olarak tanıtılan diğer bir yol da dolgu maddeleridir. Aslında bu tip dolgu maddelerinin kullanımı 1950’li yıllara uzanmaktadır. Enfeksiyon, meme dokusunda nekroz yani çürüme, fibrozis ( iyileşmeye bağlı sertleşen doku) gibi komplikasyonların sık olmasından dolayı terk edilmiştir. Piyasaya yeni dolgu maddeleri sürülmektedir. FDA onayı almamış bu tip geçici dolgu maddelerinin kullanılması beraberinde büyük sorunlar da getirebilir. Dolgu maddeleri de silikon protezler gibi vücuda yabancı maddelerdir ve uygulama sonrası meme dokusu altına veya içine sınırları belli olmadan dağılmaktadır. Silikon protezler vücuda son derece uygundur ve üzerinde yıllar içinde teknolojik gelişmeler ile üzerinde bir çok bilimsel araştırma da yapılmış ve avantajları ortaya konuşmuştur. Yeni jenerasyon silikon protezler artık sertifikalı hatta garanti belgelidir ve ömür boyu kullanabileceğiniz yapıdadırlar. Meme büyütme kremleri yine haplar gibi bitkisel içeriklerinin oldukları iddiası ile pazarlanmaya çalışılmaktadır. Kremler gibi diğer bilimsel olmayan söylemler ise meme büyütme egzersizleri, hareket veya masajlarıdır. Aslında biraz da komik bu tür söylemler ne yazık ki bazı bayanlarda gerçek dışı beklentiler yaratabilmektedir. Maddi olarak ameliyat olamayan veya ameliyattan korkan kişilerin hedef alındığını görmekteyiz. Bazı internet sitelerinde bu egzersizleri yaparken veya kremleri kullanırken insanların önce bu yaptıklarının işe yarayacağına inanmaları gerektiği gibi gerçekten komik yazılara da rastlamaktayız.
Op Dr Gökhan Özerdem Kısa Özgeçmiş
-
Yeterlik Diploma/Sertifikaları
-
25 Yıllık Cerrahi Tecrübe. Binlerce Estetik Ameliyat
-
Dubai tıp lisansı
-
Great Ormond Street Hospital for Children Observer, İngiltere
-
Hull, Castle Hill Hospital Gamme Probe Course, İngiltere
-
American Society of Plastic Surgeons (ASPS) Amerika Dernek Üyeliği
-
International Confederation of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery (ISAPS)
-
Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği
-
Türk Estetik Plastik Cerrahi Derneği
-
Ulusal ve uluslararası kongrelerde sözlü ve poster sunumları
-
Ulusal Plastik Cerrahi Kongresinde Oturum Başkanlığı
-
Yurt Dışı Makale
